İdari Davalar

Deneyim, İlgi ve Çözüm Odaklı Yaklaşım

İdari Gözetime Tabi Tutulacak Kişiler

İdari Gözetime Tabi Tutulacak Kişiler

İdari gözetim devlet tarafından ülkeye girişi veya bulunması “yasa dışı” olarak kabul edilen gerçek kişilere uygulanabilir. Bu bakımdan bir başka ülke vatandaşına, vatansız veya sığınma arayan kişiler idari gözetime tabi tutulabilir. Türk Hukukunda ve genel olarak uluslararası sığınma hukukunda uluslararası koruma başvurusu yapanların tutuklanmaması esastır. Ancak kimliğin doğruluğuna ilişkin ciddi şüphelerin olması, sınırdan usule aykırı girişin engellenmesi, yabancının koruma talebinin esasının araştırılması için zaruret olması ile kamu güvenliği ve düzeni bakımından ciddi tehlike oluşturması durumunda koruma başvurusu yapan kişi tutulabilecektir. İdari gözetime tabi tutulma noktasında diğer grup hakkında sınır dışı edilecek kişilerdir. Bu durumda kaçma veya kaybolma riski olan, sahte ya da asılsız belge kullanan, mazereti olmadan ülkede kalmaya devam eden veyahut kamu düzeni, güvenliği veya sağlığı açısından tehlike arz eden yabancılar sınır dışı sürecinde idari gözetime tabi tutulacaktır.

İdari gözetime tabi tutulacak kişiler konusunda değinilmesi gereken iki husus başat önemdedir. Çalışmamızın üçüncü bölümünde daha detaylı inceleneceği üzere devletlerin idari gözetime tabi tutacakları kişiler arasında ayrımcılık yapmaması yani belli bir ülkeye veya dine mensup kişileri özellikle gözetime maruz bırakmaması gerekir. Irk, etnik köken, cinsiyet, cinsel yönelim, engellilik veya din temelinde ayrımcılık İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi, Medeni ve Siyasi Haklara İlişkin Sözleşme ile AİHS’nin 14’üncü maddesi ve Sözleşme’nin 12 Numaralı Protokolü ile yasaklanmıştır. İlkesel anlamda ayrımcılık yasağı konusunda yeterli güvenceler olsa da terör eylemleri, yabancı düşmanlığı, göçmenlerin potansiyel suçlu olarak görülmesi, ırkçılık, popülist siyasi söylemler ayrımcılık konusunda ciddi endişelere neden olmaktadır.[1]

Kural olarak kanuni şartları taşıdığına karar verilen herkes gözetim altına alınabilecektir. Koruma talebinde bulunan kişiler genel olarak travma tik olaylar neticesinde kaçmışlar veya kaçarken travmatik olaylar yaşamışlardır. Ruhsal hastalık, depresyon, travma, fiziksel veya duygusal sorunlara maruz kalmış olan sığınmacının durumu değerlendirilirken dikkate alınması gerekir. İşkence ve cinsel şiddet mağdurları tutuklanmamalıdır. Yine Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi bağlamında çocuğun yüksek yararı gözetilmeli, yaşamı ve gelişimi için azami önem gösterilmeli, özel olarak korunup yardım gösterilmeli, aileleri ile birlikte olan çocuklar konusunda gözaltı tedbirinin alternatifleri özellikle gözetilmelidir. Refakatsiz veya ailelerinden ayrı düşmüş çocuklar hakkında idari gözetim uygulanmamalıdır.[2]

Gözaltının psikolojik nedenlerle daha fazla olumsuz etkileyeceği refakatsiz yaşlılar, hamile kadınlar, insan ticareti mağdurları, engelliler, LGBT bireyler konusunda idari gözetim kararı verilmemeli veya özel ihtiyaçları karşılanmalıdır.[3]

BMMYK Gözaltı Kılavuz İlkelerine göre kadınlar için gözetim kaçınılmaz olduğunda özel hijyen ihtiyaçlarını karşılayacak tesisler sağlanmalı, tesislerde kadın çalışanlar istihdam edilmeli, hamilelik süreçlerine ilişkin ihtiyaçları karşılanmalıdır. [4] Engelliler, yaşlılar, insan ticareti mağdurlarına özel bakım şartları sunulmalı ve idari gözetime alternatif tedbirlere başvurulmalıdır. LGBT bireylerle ilgili olarak tesis personelinin cinsel eğilim ve toplumsal cinsiyet kimliği, eşitlik, ayrımcılık yasağı çerçevesinde uluslararası insan hakları standartları ile ilgili eğitim almış olmalıdır. Güvenlikleri sağlanamıyorsa tek kişilik gözetimde tutma yerine alternatif tedbirler gözetilmelidir.[5]

[1] Türkan Melis Parlak, Avrupa Birliği Mülteci Hukuku Reformunda Düzensiz Göçmenlerin Statüleri (Ankara: Seçkin Yayıncılık, 2022), 323.

[2] “BMMYK Sığınmacıların Gözaltına Alınmasına ve Gözaltı Alternatiflerine İlişkin Geçerli Kriterler ve Standartlar Hakkında Kılavuz İlkeler”, 51-57. BMMYK Gözaltı Kılavuz İlkeleri çocuklarla ilgili olarak Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesindeki güvencelere atıf yapmaktadır.

[3] Özkan, Göç İltica ve Sığınma Hukuku, 160-61.

[4] “BMMYK Sığınmacıların Gözaltına Alınmasına ve Gözaltı Alternatiflerine İlişkin Geçerli Kriterler ve Standartlar Hakkında Kılavuz İlkeler”, par. 58-62.

[5] Özkan, Göç İltica ve Sığınma Hukuku, 162.

Son Makaleler

Askeri Hukuk ve Danışmanlık

Pratik Çözümler

Askeri hukuk, askeri personelin ve askeri olaylarla ilgili olarak uygulanabilecek hukuk kurallarını içeren bir hukuk dalıdır. Bu kurallar, ordunun yasal yapısını, askerlerin yetki ve sorumluluklarını, askeri operasyonların yürütülmesini ve askeri yargı sürecini düzenler. Askeri hukuk, diğer hukuk alanlarından farklı olarak, askeri güvenlik ve ülkenin savunması gibi özel öneme sahip konuları içerir.