İdari Davalar

Deneyim, İlgi ve Çözüm Odaklı Yaklaşım

İdare Hukukunda Tarafsızlık İlkesi

Tarafsızlık İlkesi Bağlamında Disiplinsizlik Tespit Tutanağında İmzası Olan Amir Disiplin Cezası Verebilir mi?

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 05.06.2024 tarihinde vermiş olduğu kararıyla iki ayrı Bölge İdare Mahkemesi kararı arasındaki aykırılığı gidermiştir.

Bilindiği üzere benzer olaylarda, bölge idare mahkemesi dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında veya farklı bölge idare mahkemeleri dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında aykırılık veya uyuşmazlık bulunması hâlinde bu aykırılık Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun vereceği bir kararla giderilmektedir.

Söz konusu birbirine aykırı iki karar 7068 sayılı Kanuna dayalı olarak verilen disiplin cezalarının hukuka uygunluğu konusunda birbiriyle çelişmiştir.

İlk olay; “24/04/2020 tarihinde saat 08:00 sıralarında karakol komutanının da içinde bulunduğu araç nizamiyeye giriş yaparken nizamiye nöbetçisi olan davacının, çelik yeleğini ve kompozit başlığını takmadığı, çelik yeleğin içinde bulunması gereken plakanın bulunmadığı hususlarının tespiti üzerine aynı tarihte tutulan tutanağın J. Asb. Üçvş. Ö.U. (karakol komutanı), J. Asb. Çvş A.Y., J. Uzm. Onb. M.A.Ş. tarafından imza altına alındığı, yapılan soruşturma sonucunda davacının disiplin amiri olan, J. Asb. Üçvş. Ö.U. (karakol komutanı) tarafından, davacının cezalandırılması,”

İkinci olay; “davacının bu rapor üzerine sıralı amirlerini bilgilendirmeden ailesinin ikamet ettiği Samsun iline gittiğinin tespit edildiği, bu durumun 13/10/2021 tarihinde saat 13:30 sıralarında düzenlenen tutanakla kayıt altına alındığı, bu tutanak üzerine 09/11/2021 tarihinde disiplin soruşturma heyeti oluşturularak disiplin soruşturmasının başlatıldığı, 13/12/2021 tarihli disiplin soruşturma raporunda, “amirinden izin almaksızın görevli bulunduğu il sınırları dışına çıkmak” fiilini işlediğinden bahisle davacının 7068 sayılı Kanun’un 8/3-a-8 hükmü uyarınca 3 gün aylıktan kesme cezasıyla cezalandırılmasının teklif edildiği, olay kapsamında davacının savunmasının alındığı, savunma yeterli görülmeyerek tabur komutan vekili tarafından, soruşturma raporuna dayanılarak davacının anılan hüküm uyarınca 3 gün aylıktan kesme cezasıyla cezalandırılması,”

Görüleceği üzere iki kararda da disiplinsizlik iddiasıyla davacı personel hakkında tutulan tutanakta disiplin soruşturmasının sonucunda ceza veren disiplin amirinin imzası bulunmaktadır. Bu durumda tartışma konusu, olay tespit tutanağında imzası olan amirin disiplin soruşturması neticesinde ceza vermesinin disiplin soruşturmalarının tarafsız ve objektif olma ilkesine aykırı olup olmadığıdır.

Adana Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesinin 14/09/2023 tarih ve E:2023/1100, K:2023/1473 sayılı kararı ile “Uyuşmazlık konusu olayda, davacı hakkında disiplin soruşturması açılmasına sebep olan 13/10/2021 tarihli tutanakta davacının hizmet içinde sergilediği bazı tutum ve davranışların tespit edildiği, tutanakta tespit edilen bu fiillerin hizmetin işleyişine yönelik olduğu, disiplin amirinin doğrudan şahsına yönelik kişisel bir durum arz etmediği, tutanakta tespit edilen hususların disiplin cezasına konu olabilecek nitelik ve mahiyette olup olmadığı hususlarının incelenmesi ve konunun tahkiki amacıyla yetkili disiplin amiri tarafından olayla ilgisi ve tutanakta imzası bulunmayan bağımsız ve tarafsız kişilerden oluşan ve başkanı davacının görev ve rütbece üstü konumunda bulunan üç kişilik bir soruşturmacı heyeti oluşturulduğu, bu heyet tarafından yapılan soruşturma sonucunda hazırlanan soruşturma raporunda getirilen ceza teklifi doğrultusunda disiplin amiri tarafından davacının savunması alındıktan sonra dava konusu disiplin cezası işleminin tesis edildiği, müsnet fiilin işlenip işlenmediği konusundaki soruşturmanın olayla ilgisi bulunmayan tarafsız bir soruşturma heyeti tarafından yapıldığı ve cezanın yine olayın tarafı, muhatabı, mağduru veya şikayetçisi konumunda bulunmayan disiplin amiri tarafından verildiği nazara alındığında, işlemde bu yönüyle hukuka aykırılık, yazılı gerekçe ile dava konusu işlemi iptal eden idare mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı,” şeklinde karar vermiştir.(Özetle; disiplinsizlik tespit tutanağında ismi olan amirin disiplin cezası vermesi hukuka uygundur.

Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesinin 18/05/2022 tarih ve E:2021/2306, K:2022/1206 sayılı kararı ile “disiplin soruşturması açılmasına sebep olan 13/10/2021 tarihli tutanakta davacının hizmet içinde sergilediği bazı tutum ve davranışların tespit edildiği, tutanakta tespit edilen bu fiillerin hizmetin işleyişine yönelik olduğu, disiplin amirinin doğrudan şahsına yönelik kişisel bir durum arz etmediği, tutanakta tespit edilen hususların disiplin cezasına konu olabilecek nitelik ve mahiyette olup olmadığı hususlarının incelenmesi ve konunun tahkiki amacıyla yetkili disiplin amiri tarafından olayla ilgisi ve tutanakta imzası bulunmayan bağımsız ve tarafsız kişilerden oluşan ve başkanı davacının görev ve rütbece üstü konumunda bulunan üç kişilik bir soruşturmacı heyeti oluşturulduğu, bu heyet tarafından yapılan soruşturma sonucunda hazırlanan soruşturma raporunda getirilen ceza teklifi doğrultusunda disiplin amiri tarafından davacının savunması alındıktan sonra dava konusu disiplin cezası işleminin tesis edildiği, müsnet fiilin işlenip işlenmediği konusundaki soruşturmanın olayla ilgisi bulunmayan tarafsız bir soruşturma heyeti tarafından yapıldığı ve cezanın yine olayın tarafı, muhatabı, mağduru veya şikayetçisi konumunda bulunmayan disiplin amiri tarafından verildiği nazara alındığında, işlemde bu yönüyle hukuka aykırılık, yazılı gerekçe ile dava konusu işlemi iptal eden idare mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı,” şeklinde karar vermiştir. (Özetle; disiplinsizlik tespit tutanağında ismi olan amirin disiplin cezası vermesi hukuka uygun değildir.)

Danıştay İdari Davalar Kurulunun (Esas No : 2024/9 Karar No : 2024/209)  aşağıdaki kararıyla uyuşmazlık çözüme kavuşturulmuştur.

 “Bölge İdare Mahkemesi kararları arasındaki aykırılığın, Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde kamu görevlisi statüsünde olup disiplin hukuku bakımından 7068 sayılı Kanun’a tabi olanlar açısından, disiplin amirinin disiplinsizlik teşkil eden fiili tespit eden tutanakta salt imzasının bulunmasının ve aynı fiile ilişkin olarak personeli disiplin cezası ile cezalandırmasının, kural olarak disiplin cezasının doğrudan hukuka aykırılığı sonucunu doğurmadığı yönünde giderilmesine”

Buna göre; disiplinsizlik tespit tutanağında ismi olan personel aynı disiplinsizliğe ilişkin olarak personeli cezalandırabilecektir. (Danıştay İdari Davalar Kurulunun (Esas No : 2024/9 Karar No : 2024/209))

Söz konusu kararda 7068 sayılı Yasaya göre disiplin soruşturmasının tarafsız yürütülmesi ilkesine ilişkin bir kısım kriterlerin de ortaya konulduğunu görmekteyiz.

  • Genel kolluk hizmetlerinin kamu düzeninin sürdürülmesinde taşıdığı önem ile 7068 sayılı Kanun kapsamındaki kurumların emir komuta zincirine bağlı olarak çalışmakta olduğu göz önüne alınmalıdır. Çünkü kolluk kuvvetlerinin hiyerarşik bir sistemde mesleğini yürütebilmesinin temelinde disiplin vadır. Ve bu disipline ilişkin değerlendirmeler diğer kurum ve kuruluşlara göre mahiyet bakımından farklılıklar arz etmektedir.

 

  • Disiplin amiri, disiplin cezası ile cezalandırılacak kamu görevlisinden makam, rütbe veya kıdemce büyük ve amir konumunda olmalıdır.

 

  • Disiplin amirleri, disiplin amiri oldukları her rütbe ve derecedeki tüm personel hakkında disiplin soruşturması açabilecek, disiplin soruşturması yapma ve disiplin cezası verme görev ve yetkisinin üst disiplin amirleri tarafından da kullanılabilecektir.

 

  • Disiplin amiri disiplinsizliği öğrenme üzerine olayın araştırılması gerektiğine kanaat getirirse şahsen ve doğrudan doğruya disiplin soruşturması yapabileceği gibi, yazılı olarak görevlendireceği soruşturmacılar vasıtasıyla da soruşturma yapabilir.

 

  • Disiplin amiri disiplin cezası verme yetkisini ölçülü, adaletli ve hakkaniyetli bir şekilde kullanacaktır.

 

  • İdarenin tarafsız hareket etme mükellefiyetinin bir yansıması da disiplin hukukundaki tarafsızlıktır. Ancak bu konu bağlamında disiplin hukukundaki tarafsızlık ilkesini yargı organı olan “mahkemelerin tarafsızlığı” mertebesinde algılamak da mümkün değildir.

 

  • Disiplinsizliğe ilişkin tutanakta disiplin amirinin de imzasının bulunması, disiplin amirinin ilkesel olarak kendisinden beklenen tarafsızlığına doğrudan doğruya olumsuz etkide bulunmaz. Ancak;

 

  • Disiplin amirinin şahsi, ailevi yahut maddi bir menfaati ya da benzer bir ilgisinin bulunması,

 

  • Disiplisizliğe ilişkin tutanağın içeriğinin şahsıyla alakalı olması,

 

  • Personelle disiplin amiri arasında varlığı iddia edilen husumet olması,

 

  • Personelin tutanağın içeriğinin yanlış olduğuna dair iddialarının olması,

 

  • Yukarudaki durumlarda olayın zarar göreni, yarar sağlayanı ya da tarafı haline gelebileceğinden, disiplin amirinin genel olarak kendisinden beklenen tarafsızlığının zedelenmesi mümkündür. Fakat belli bir ilkeye bağlanmasına olanak bulunmayan bu istisnalar yargı yerlerince her olayda idari işlemin unsurları bakımından ayrıca değerlendirilmelidir. Burada önemli husus, disiplin cezasına ilişkin idari işlemin yargı ve hukukilik denetimine tabi olmasıdır.

 

  • Disiplin soruşturmasının belirli usullere uyularak yapılması soruşturulan kişinin hukuki güvencesidir. Soruşturma emri verilmesi, bağımsız ve üst veya denk görevde olan bir soruşturmacı atanması, olayla ilgili tanık ve soruşturulanın ifadelerinin alınması, ifade alınmadan kişiye haklarının ve soruşturma konusunun bildirilmesi, isnat olunan fiille ilgili lehe ve aleyhe başkaca delillerin araştırılması, soruşturma sonucunda bir rapor hazırlanması ve bu raporda, olayın değerlendirilmesi, soruşturmacının kanaat ve teklifini belirtmesi ve raporun ilgili makama sunulması, soruşturmayı yapan kişi ile soruşturmada elde edilen delilleri değerlendirecek kişi veya kurulların ayrı olması, yasal süre içerisinde isnat olunan fiiller bildirilerek sanığın savunmasının alınması gerekliliği disiplin hukukunun temel ilkelerinden olduğu gibi, hukuki güvenlik ilkesinin de gereğidir.

 

 

Son Makaleler

Askeri Hukuk ve Danışmanlık

Pratik Çözümler

Askeri hukuk, askeri personelin ve askeri olaylarla ilgili olarak uygulanabilecek hukuk kurallarını içeren bir hukuk dalıdır. Bu kurallar, ordunun yasal yapısını, askerlerin yetki ve sorumluluklarını, askeri operasyonların yürütülmesini ve askeri yargı sürecini düzenler. Askeri hukuk, diğer hukuk alanlarından farklı olarak, askeri güvenlik ve ülkenin savunması gibi özel öneme sahip konuları içerir.